Avrupa Milletleri Federal Birliği
Dil seçiniz
  • EN
  • DE
  • DK
  • FR
  • HU
  • RU
  • TR

FUEN Çalışma Topluluğu Avrupa'daki Azınlık Dersleriyle Karşılaşılan Sorunları ve Geleceğe Matuf Görüşleri Müzakere Ediyor

FUEN-Çalışma Topluluğu 10. ila 13.Kasım 2025 tarihleri arasında 7.Yıllık Oturumunu –  bu kez Gümülcine'de -  (Batı Trakya, Yunanistan) gerçekleştirdi. Anılan toplantıya; aralarında ulusal azınlıklar,  eğitim kurumları ve sivil toplum organizasyonlarına mensup kadın ve erkek temsilcilerinin bulunduğu onbir ayrı Avrupa ülkesinden gelen 34 kişi katıldı. Müzakerelerin  odak noktasını; azınlık eğitiminin Avrupa'daki durumu ile orta öğretim ve lise düzeyi seviyesindeki derslerin durumu teşkil etti.

FUEN Kuruluşu, Batı Trakya'daki  Türk üye organizasyonlarının davetine üzerine Gümülcine'deki toplantıyı düzenledi. Azınlık eğitimi ve azınlık tarih dersinin orta eğitim seviyesinde öğretilmesi daha geniş çapta dikkate alınırken, bunun  yanı sıra; bölgedeki iki dilli Türk okul sisteminin durumu da  böylece  programın önemli bir bölümünü oluşturmuş oldu.

FUEN Başkanı Olivia Schubert (çevrimiçi bağlandı)ve Genel Sekreter Eva Penzes yaptıkları açılış konuşmalarında; güçlü azınlık eğitim sistemlerinin kültürel süreklilik, katılımcılık ve sosyal bağlılık için temel önem arzettiğini vurguladılar. Adıgeçenler aynı zamanda, bir çok topluluğun artan bir baskıya maruz kaldığını ve bu nedenle, koordineli bir temsilciliğin kaçınılmaz olduğuna dikkat çektiler.

Konuşmaların akabindeki podyum müzakerelerinde ise katılımcılar azınlık eğitiminin bir çok bölgede okul sayısındaki görülen azalma, öğretim gücü eksikliği, güncelliğini yitirmiş  veya yetersiz öğretim malzemeleri ve de kısıtlı kurumsal destek görünümüyle  karakterize olduğunu vurguladılar. Melek Kırmacı, Prof. Dr. Fırat Yaldız, Aydın Ahmet ve Ahmet Kara tarafından Batı Trakya cenahından sunulan izahatlarda ise; azınlık ilk okulları sayısının önemli ölçüde azaldığı  vurgulanarak, orta okul ve lise düzeyinde öğretim veren sadece iki azınlık okulunun mevcut olduğu, Türkçe ders veren ana okullarının eksikliği ve de azınlık eğitimi  planına azalan etkiden söz edildi. Delegeler ayrıca, okul kurulu  özerkliğinin tahdit edilmesinin  ve idari reformların  sistemi  ilaveten  zayıflattığını tespit etti.

Buna benzer endişeleri diğer topluluklar da dile getirdiler. Kadın ve erkek sorb temsilcileri Aşağı Sorbların tehlikeye maruz kalan statüsüne ve güvenilir gençlerin öğretmen olarak  yetiştirilmesine duyulan ihtiyaca atıfta bulundular. Hırvatistan'daki Sırp azınlığın kadın ve erkek temsilcileri ise sırp dilinin ve  okullardaki kültürün görünürlüğünün giderek azaldığını tasvir ettiler. Avrupa Roman Hakları  Roma Merkezi Macaristan'da devam edegelen ayırımcılk ve kaliteli eğitime eşitsiz ulaşım hakkında bir rapor sundu.

İşte bu sorunlar, içeriğinde azınlıkların tarihi dersinin merkezi bir konu olarak tezahür ettiği  müfredat  tartışmalarını da şekillendirmektedir. Katılımcılar, azınlıklar tarihinin ulusal müfredat kapsamında yetersiz sunulduğunu  ve ekseriyetle çoğunluk toplumunun görüş zaviyesinden çerçevelendirildiğini tespit ettiler. Öğretim güçleri bir çok ülkede güncelliğini yitirmiş olan öğretim kitaplarına ihtiyaç duymakta, hatta, başta iki dilli ortamlarda olmak üzere, kendi malzemelerini bizzat düzenlemeye  mecbur kalmaktadırlar. Bir hukuk uzmanı olan Thomas Hieber resmi koruma hükümleri ile bunların pratiğe geçirilmesi arasındaki boşluğu resmederek, yasal olarak tanınmış hakların yeterli seviyede malzeme, müfredat alanı ve öğretim gücü ihtisası olmadan  tesirini yitirdiğini vurgulamıştır.Katalonya'dan, Burgenland Hırvatlarından,Macar Almanları ve Ukrayna'daki Yunan topluluklarından gelen haberler, siyasi kararların, demokratik değişimin ve silahlı ihtilafların azınlık dillerinin, kültürünün ve tarihi bilgisinin aktarımını doğrudan nasıl etkilediğinigözler önüne sermiştir.

 

Ülke raporları bu gelişmelerin detaylı bir tablosunu ortaya koymaktadır.  per la Llengua'nın kadın ve erkek temsilcileri, üfak çocukların ana okulunda gramer kaidelerine dikkat etmeksizin ve tekrar yoluyla öğrendiği Katalonya İmmersiyon Modelinin nasıl bir politik ve yasal bir baskıya maruz kaldığını ve en yeni müfredat formlarının bölgesel tarihe ayrılan alanı nasıl küçülttüğünü tasvir etmektedirler. Batı Trakyalı delegeler, iki dilli kitapların yetersiz olduğunu ve öğretmenler  tarafından düzenlenen malzemelere duyulan aşırı bağımlılığı dile getirmektedirler. Yunanistan'daki Makedon Topluluğu verdiği raporda, ana dille yapılacak eğitimin tümüyle  yok olduğundan ve bu nedenle hızlanan dil değişikliğinden  dem vurmaktadır.Burgenland Hırvatları ve  Macaristan Almanlarının kadın ve erkek temsilcileri ulusal müfredat ile azınlıklara mahsus spesifik içerikler arasındaki uyumsuzluğun altını önemle çizerek, bir çok eğitimcinin tamamlayıcı mahiyet arzeden materyali geliştirerek, geçmişlerini görünür halde tuttuğunu açıklamıştır. Buna ilişkin olumlu bir örnek olarak Petra Englender-Virth, Macar Almanlarının tarihine dair bir tarih ders kitabını  tanıtmıştır. Ukrayna'daki Yunan Toplulukları ise, savaşın okul faaliyetini nasıl mahvettiğini, yunanca tedrisat veren okul sayısının 32'den 8'e düştüğünü ve kalifiye  öğretmen gücündeki belirgin zaafiyeti dile getirmiştir.

Yunanistan'daki azınlıkların maruz kaldığı güç durum, eğitim bakanlığının okul ziyaretine karşı çıkmasıyla da tezahür etmektedir. FUEN- Eğitim Çalışma Topluluğu'nun kuruluşundan bu yana bir hükümet bu tarz bir ricayı ilk kez reddetmiştir. FUEN'in bu haberi buna rağmen duymasını müteakip, Batı Trakya'nın bir bölümünü oluşturan ve Gümülcine kentinin de dahil olduğu Rodop Bölgesi  İlk ve Orta Öğretim Müdürlüğü FUEN'i bir görüşmeye davet etmiştir. FUEN Heyeti, Genel Sekreter Eva Penzes'in yönetiminde olmak üzere Bayan Direktör Kosmidou Marigoula ile bir görüşme yapmıştır. Adıgeçen, iki dilli eğitim bünyesi, dual öğretim planı, personal açıdan karşılaşılan sorunlar ve demografik yapı gibi okulların taşıma gücünü zorlaştıran konular da dahil olmak üzere müslüman azınlığın idari şeklini açıklamıştır. Direktör aynı zamanda, çok sayıdaki talep yüzünden  okul ziyaret talebini  de yerine getiremediklerine dikkat çekmiştir.

Yıllık oturumun tüm seyri sırasında, bir diyaloğun eşit bir zeminde yapılması gerektiği açıkça görülmüştür. Azınlık eğitiminin geleceği garanti altına alınması için, okullar, resmi makamlar, azınlık organizasyonları ve aileler arasında bir iş birliğinin vücude getrilmesi gereklidir. Katılımcılar, azınlık dillerinin ve kimliğinin korunmasını teminen daha güçlü bir avrupai çerçeve şartlarına ihtiyaç duyulduğunu vurgulamıştır. Batı Trakya'daki durum göstermiştir ki; azınlıklar beraber çalışmalı, birbirini desteklemeli ve fikir teatisinde bulunmak zorundadır. Zira  işbirliği, eğitim sistemi içindeki pozisyonlarını güçlendirecektir.

Katılımcılar oturumların tümünde, güvenilir, yüksek değerli bir azınlık eğitiminin, kültürel devamlılık, demokratik katılımcılık ve toplumsal  birliktelik için vazgeçilmez  olduğunu vurgulamıştır. Burada varılan fikir birliği, mevcut hakların, uygun kaynakların esneklik arzeden kurumsal çerçevelerin Avrupa bazında etkili şekilde pratiğe geçirilmesine ihtiyaç duyulduğudur. FUEN Kuruluşu, güçlü ve iyi teçhiz edilmiş bir azınlık eğitiminin tesisi için çaba göstermeye ve çalışmalarını, Gümülcene'de yürütülen müzakerelerin temel esas alarak geliştirmeye devam edecektir.

Basın bildirileri